BELEDİYELERDEN OLAN KURUMUMUZ ALACAKLARINA İLİŞKİN 2011/24 SAYILI GENELGE
Yükleme tarihi: 01 Ocak 2011 · Belge No: 2011/24 · 2011-24
Belge görünmüyorsa yeni sekmede açın → veya Google görüntüleyici ile açın →
Özet
3/3/2011 tarihli bu Genelge, belediyelerden olan Kurum alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin usul ve esasları iki ana bölümde düzenler. I. Bölüm (Haciz ve Sorumluluk): 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesi ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 10. maddesi uyarınca belediyelerin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirlerinin, şartlı bağışların, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malların (park, okul, sağlık ocağı, toplu taşıma araçları vb.) ve belediyece tahsil edilen vergi/resim/harç gelirlerinin haczedilemeyeceğini, buna karşılık banka hesaplarında ayrım yapılmaksızın toplanan paraların haczedilebileceğini (haczi mümkün olmayan kısmın belgeyle ispatı halinde o kısım üzerindeki haczin kaldırılacağını) örneklerle açıklar; belediye meclislerince Kurum hacizlerini önlemek amacıyla alınan kamuya tahsis kararlarına karşı 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerektiğini; 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinin 16. ve 20. fıkraları ile 5018 sayılı Kanunun 31. maddesi uyarınca belediye başkanı, harcama yetkilisi kılınan ve yetki devri yapılmış olanlar ile tahakkuk-tediye ile görevli üst düzey yöneticilerin Kurum alacaklarından belediye tüzel kişiliği ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu düzenler. II. Bölüm (Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Tahsil), A kısmında 5216 ve 5393 sayılı Kanunların geçici 3/7. maddeleri uyarınca 31/12/2004 tarihi itibariyle büyükşehir belediyeleri/belediyelerin borçlarının UzlaĢma Komisyonunca yeniden yapılandırıldığını ve tahsil edilen paraların belirli bir sıralamayla (tasarrufa teşvik kesintisi, konut edindirme yardımı, icra masrafları, sosyal yardım zammı, kira, donmuş prim/eğitime katkı payı gecikme zammı, sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi) borç türü ve dönem bazında mahsup edileceğini düzenler. B kısmında (en kapsamlı kısım), 5779 sayılı Kanunun 7. maddesi (5951 sayılı Kanunla değişik) uyarınca il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluşların Kuruma olan borçlarının genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü (büyükşehir belediyeleri/bağlı kuruluşları için) veya İller Bankası (il özel idaresi/belediyeler için) kanalıyla kesinti yapılarak tahsil edileceğini; kapsama giren kuruluşların (bağlı şirketler hariç), kapsama giren borç türlerinin (sigorta primi, idari para cezası, işsizlik sigortası primi, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi, sosyal yardım zammı, icra masrafları ve fer'ileri), borç tablolarının (Ek-1 toplam tablo, Ek-2 işyeri bazında tablo) hazırlanma usulünü, tecil/taksitlendirilmiş veya özel kanunlara göre yapılandırılmış alacakların bu kapsam dışında tutulacağını, borçların en geç ayın 25'ine kadar iki ayda bir bildirileceğini düzenler; ayrıca Danıştay 8. Dairesinin 12/10/2010 tarihli 2010/5103 esas sayılı yürütmeyi durdurma kararına atfen, 5779 sayılı Kanun kapsamında kesinti talebinde bulunulan borçlar için ayrıca 6183 sayılı Kanuna göre haciz bildirisi gönderilemeyeceğini, önceden gönderilmiş haciz bildirilerinin iptal edilmesi gerektiğini, ancak 5779 kapsamı dışındaki diğer haczedilebilir gelir ve mal varlığı üzerindeki hacizlere devam edileceğini düzenler; 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 1/10/2008 öncesi 5434 sayılı Kanundan kaynaklanan alacakların Maliye Bakanlığınca, sonraki dönem alacaklarının ise SGK merkez birimince takip edileceğini düzenler. Genelge, 1/7/2005 tarihli 16/346 Ek sayılı, 5/4/2010 tarihli 2010/46 sayılı, 6/1/2011 tarihli 2011/2 sayılı genelgeler ile 15/3/2005 tarihli ve 19/1/2011 tarihli genel talimatları yürürlükten kaldırır (ancak bunların yürürlük dönemindeki işlemlerde kullanılabileceğini belirtir). Ekler, kesintiye ilişkin toplam borç tablosu (Ek-1) ve işyeri bazında muaccel borç tablosunu (Ek-2) içerir.
Belge Metni
T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Say :B.13.2.SGK.0.010.06-010.06.02/133 03/03/2011 Konu :Belediyelerden olan Kurumumuz alacakları. GENELGE BaĢkanlık Makamının 29.12.2010 tarihli ve 747 sayılı OLUR’ları ile Kurumumuz tarafından çıkarılan ve halen uygulanan genelgelerin, yürürlükte bulunan güncel mevzuata göre yeniden gözden geçirilmesi, güncelleĢtirilmesi ve konu bazında tekleĢtirilmesi talimatları çerçevesinde Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü görev alanına giren belediyelerden olan alacakların takip ve tahsilinde yürütülecek iĢlemlere esas olması bakımından, iĢ ve iĢlemlerin merkez ve taĢra teĢkilatında yürütülmesine iliĢkin usul ve esaslar ile süreçler yeniden belirlenmiĢtir. I- HACĠZ VE SORUMLULUK A- Belediye mallarının haczi 1- Genel açıklamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip edilen borçlarından dolayı belediyelerin genel bütçe gelirlerinden almakta oldukları her türlü payları ile üçüncü kiĢiler nezdindeki hak ve alacakları ve kamuya tahsisli olsun olmasın her türlü taĢınır, taĢınmaz mallarının haczi mümkün bulunmakta iken, 5393 sayılı Belediye Kanununun Belediyenin Yetkileri ve Ġmtiyazları baĢlıklı 15 inci maddesinin son fıkrasında; “Belediyenin proje karĢılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, Ģartlı bağıĢlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” Yine, 5216 sayılı BüyükĢehir Belediyesi Kanununun BüyükĢehir Belediyesinin Yetkileri ve Ġmtiyazları baĢlıklı 10 uncu maddesinde de; “BüyükĢehir, ilçe ve ilk kademe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir.” hükümleri yer almaktadır. Buna göre, söz konusu kanuni düzenlemeler uyarınca, büyükĢehir belediyeleri ve belediyelerin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinde sayılan mal, hak, alacak, ve gelirlerinin haczi imkansız hale gelmiĢ bulunmaktadır.
2- Belediyenin haczi mümkün olmayan mal ve gelirleri 2.1- Proje karĢılığı gelirlerin haczedilemezliği 5393 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasının ilk cümlesinde, “Belediyenin proje karĢılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri … haczedilemez” ifadesi yer aldığından, bu hükme göre belediyelerin kamu hizmeti yürütümüne iliĢkin olarak, Ġller Bankası, (26/1/2011 tarihinde kabul edilip, 8/2/2011 tarih ve 27840 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6107 sayılı Kanunla özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kiĢiliğe sahip, anonim Ģirket statüsünde “Ġller Bankası Anonim ġirketi” unvanıyla bir kalkınma ve yatırım bankası kurulmuĢ ve bankanın kısaltılmıĢ unvanı “ĠLBANK” olarak düzenlenmiĢtir.) il özel idaresi ile diğer kamu kurum ve kuruluĢları ya da uluslararası kuruluĢlardan köprü inĢaatı, metro yapımı, arıtma tesisi yapımı gibi bir proje karĢılığı olarak gerek yurt içi, gerekse yurtdıĢından borçlanma yoluyla temin ettiği gelirlerin (hibe olanlar hariç) haczi yoluna gidilmemesi gerekmektedir. ġayet, belediyelerin yukarıda sayılan nitelikte bir geliri veya parası haczedilmiĢ ve belediye tarafından da buna itiraz edilmiĢ ise, bu durumda belediyeden bu itirazlarının ilgili kuruluĢlardan alacakları belgelerle teyit edilmesi istenecek, gerekiyorsa ünitelerimizce doğrudan ilgili kuruluĢlarla yazıĢma yapılmak suretiyle itirazın yerinde olup olmadığı hususu araĢtırılacak ve yapılacak araĢtırma sonucunda, haczedilen gelirin veya paranın, proje karĢılığı borçlanma yoluyla elde edildiğinin anlaĢılması halinde yapılan haciz kaldırılacaktır. 2.2- ġartlı bağıĢların haczedilemezliği 5393 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasında, Ģartlı bağıĢların da haczedilemeyeceği öngörülmüĢtür. ġartlı bağıĢların haczedilmezliği hususu, Borçlar Kanununun “bağıĢlamaya” iliĢkin 234 üncü ve müteakip maddeleri ıĢığında incelendiğinde; belediyelere yapılan Ģartlı bağıĢın, kamu hizmetinde kullanılmak üzere, belli bir amaç için bağıĢlanan, belli bir iĢ veya uygulama için belediyelere kamu veya özel tüzel ve gerçek Ģahıslarınca verilen her türlü menkul, gayrimenkul mallar ile paralar olduğu ya da belli bir Ģartla belediyeye belli bir yükümlülük yükleyerek hibe edilen benzeri Ģeyleri kapsadığı, bu kabil belli bir amacın gerçekleĢmesi veya belli bir amaç için kullanıma sunulan Ģeylerin haczinin mümkün olamayacağı, böyle Ģartlı bağıĢlarda devredilmezlik, satılamazlık, bölünemezlik Ģartının esas alınması, herhangi bir haciz olayında belediyece Ģartlı bağıĢ olduğunun iddia edilmesi durumunda, belediyenin bir kamu kuruluĢu olduğu nazara alındığında her türlü muamelesinin belli usul, esas ve kayıtlar muvacehesinde yürütüldüğü dikkate alınarak, haczedilen Ģey menkul mal ise bunun Ģartlı bağıĢlandığına dair bir belgenin (resmi veya özel) ve bu bağıĢın belediye kayıtlarına alındığına dair resmi bir evrakın ibraz edilmesi, taĢınmaz mal ise bu taĢınmazın Ģartlı bağıĢ yapıldığına dair tapuya tescil ve Ģerh edilmiĢ olması, aynı Ģekilde sicile kaydı gereken diğer menkuller için aynı hususun tahkik ve belediye tarafından teyit edilmesi gerekmektedir. Örneğin; (A) gerçek kiĢisi mülkiyeti kendisine ait olan bir arsayı, kadın ve çocuk koruma evi yapılması Ģartıyla (Y) Belediyesine bağıĢlamıĢ ve bu Ģart tapuya tescil ve Ģerh edilmiĢ ise, söz konusu arsanın haczedilmesi mümkün bulunmamaktadır.
2.3- Kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malların haczedilemezliği 5393 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasında; “… kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan mallarının haczedilmeyeceği” öngörülmüĢ bulunduğundan, bu ifadeden kamu hizmetinde fiilen kullanılan taĢınır ve taĢınmaz malların anlaĢılması gerekmektedir. Buna göre; kamu hizmetinde kullanılan, diğer bir ifadeyle kullanıldığı hizmetin gereği olarak kendiliğinden anlaĢılan veya anlaĢılabilen taĢınmazlar ile bu taĢınmazlar içerisindeki menkullerin veya yine hizmetin gereği olarak kamu hizmetinde kullanılan menkullerin haczi mümkün bulunmamaktadır. Örneğin; kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan, belediyeye ait park, bahçe, yol, belediyece yaptırılmıĢ sağlık ocağı, okul gibi gayrimenkuller ile toplu taĢımada kullanılan otobüs, ambulans, itfaiye araçları vb. menkuller, bu kapsamda değerlendirilecek mallardandır. Bununla beraber, 5393 sayılı Kanunun Belediye Meclisinin Görev ve Yetkilerinin düzenlendiği 18 inci maddesinin (e) bendinde, “taĢınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis Ģeklinin değiĢtirilmesine veya tahsisli bir taĢınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması halinde tahsisin kaldırılmasına, üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi yirmibeĢ yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesisine karar vermek” Ģeklinde bir düzenleme yapılmıĢtır. Bu düzenlemeye istinaden, bazı belediye meclislerince belediyeye ait tüm mal varlığının kamuya tahsisi yolunda kararlar alınarak Kurum hacizlerinin kaldırılması talep edilebileceği gibi, bu konularda davalar açılması yoluna gidilmesi de muhtemel bulunmaktadır. Belediyelerce yargı nezdinde, Kurum aleyhine açılan davalarda mahkemelerce haczin kamuya tahsis kararı tarihinden öncesine ait olup olmadığına göre kararlar verilmiĢ ve kamuya tahsis kararları haciz tarihinden sonra ise belediyelerin haciz kaldırma talepleri reddedilmiĢtir. Yine, Kurum alacağının tahsilini önlemek için herhangi bir kamu hizmeti belirtilmeden tüm belediye gelir ve mal varlığının kamu hizmetine tahsis edilmesi, mevzuata uygun görülmeyerek belediyece alınan kamuya tahsis kararlarının iptali yönündeki idare mahkemesi kararları DanıĢtay tarafından da onanmıĢ bulunmaktadır. Dolayısıyla, belediyelerce Kurum hacizlerinin uygulanmasına engel olmak amacıyla kamuya tahsis kararları alınarak bunların Kurumumuza ibraz edilmesi halinde, bu tahsis kararlarının iptali için Kurumumuzca idare mahkemeleri nezdinde dava açılması gerektiğinden, bu kararlardan haberdar olunduğu tarihten itibaren kanuni süresi (60 gün) içinde dava açılması gerekmektedir. 2.4- Belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirinin haczedilemezliği 5393 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasında; “… belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirinin haczedilmeyeceği” öngörülmüĢ bulunduğundan, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren söz konusu gelirler haczedilemeyecektir. Diğer taraftan, belediyelerin bankalarda vergi, resim ve harç geliri olarak ayrım yapmadan tek hesap numarasında toplanan paraları haczedilebilecektir. Ancak bu hesapta haczi mümkün olmayan vergi, resim ve harç gelirleri mevcutsa, bu husustaki iddianın belediyelerce ileri
sürülmesi, yeterli ve inandırıcı nitelikteki belgelerle ispat edilmesi veya doğruluğunun alınacak mahkeme kararı ile sabit olması ya da ünitelerimizin ilgili kuruluĢlarla; örneğin bankalarla yapacakları yazıĢma sonucunda iddianın doğruluğunun anlaĢılması halinde, haczi mümkün olmayan vergi, resim ve harç gelirleri kadar olan kısım üzerindeki hacizler kaldırılacak, bunlar haricindeki gelirler üzerindeki haciz iĢlemi ise devam edecektir. B- Kurum Alacakları ile Ġlgili Sorumluluk 1- Belediye baĢkanı ve diğer ilgililerin sorumluluğu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrasında; Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddelerinin uygulanacağı, Kurumun, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluĢları ve mercilere verilen yetkileri kullanacağı, Aynı maddenin yirminci fıkrasında da; Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kiĢiliği haiz diğer iĢverenlerin Ģirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karĢı iĢverenleri ile birlikte müĢtereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, hükmü yer almaktadır. Buna göre; kamu kurum ve kuruluĢlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri ile mesul muhasip ve saymanların Kurumun prim ve diğer alacaklarının ödenmesinden müĢterek ve müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Diğer taraftan; 5393 sayılı Belediye Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında; belediye baĢkanının, belediye idaresinin baĢı ve belediye tüzel kiĢiliğinin temsilcisi olduğu, Aynı Kanunun “Harcama yetkilisi” baĢlıklı 63 üncü maddesinde de; belediye bütçesiyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” baĢlıklı 31 inci maddesinde de; bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu, Ancak, teĢkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisinin, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kiĢiler tarafından; mahalli idarelerde ĠçiĢleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüĢü üzerine yürütülebileceği, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun kurul, komite veya komisyona ait olduğu,
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; idareler, merkez ve merkez dıĢı birimlerin ve görev unvanları itibarıyle harcama yetkililerinin belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleĢtirilmesine ve devredilmesine iliĢkin usûl ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği, harcama yetkisinin devredilmesinin, yetkiyi devredenin idari sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı, Harcama yetkililerinin bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkililerinin ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabileceği, hükme bağlanmıĢtır. Bu hükümler muvacehesinde; 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde birimin en üst düzey yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu, harcama yetkisinin devredilmesinin devredenin idari sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesine göre de üst düzey yönetici ve yetkililer (harcama) ile kamu kurum ve kuruluĢlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, mesul muhasip ve saymanların Kurumun prim ve diğer alacaklarının ödenmesinden müĢterek ve müteselsil sorumluluğu düzenlenmek suretiyle Kurum alacaklarının bir an önce tahsili öngörülmüĢtür. Bu durumda, belediye tüzel kiĢiliğinin yanı sıra borcun tahakkuk ettiği dönemde görevde bulunan belediye baĢkanı ile birlikte 5018 sayılı Kanuna göre harcama yetkilisi kılınan ve yetki devri yapılmıĢ olanlar ile tahakkuk ve tediye ile görevli diğer üst düzey yöneticilerin de müĢtereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. II- BORÇLARIN GENEL BÜTÇE VERGĠ GELĠRLERĠNDEN TAHSĠLĠNE ĠLĠġKĠN DÜZENLEMELER A- Belediye Borçları UzlaĢması 1- Genel açıklamalar Bilindiği gibi, 5216 sayılı BüyükĢehir Belediyesi Kanunu ile 5272 sayılı Belediye Kanununun 27/4/2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5335 sayılı Kanunla değiĢik geçici 3 ve geçici 7 nci maddeleri uyarınca; büyükĢehir belediyeleri, belediyeler ve bağlı kuruluĢlar ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası belediyelere ait Ģirketlerin 31/12/2004 tarihi itibariyle kamu kurum ve kuruluĢlarından olan kamu ve özel hukuka tabi alacakları ile bunların kamu kurum ve kuruluĢlarına olan borçlarının Bakanlar Kurulunca alınacak karara göre söz konusu Kanun maddelerine istinaden oluĢturulan UzlaĢma Komisyonunca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde uzlaĢma sağlanmak suretiyle yeniden yapılandırılacağı düzenlenmiĢtir. Anılan maddelerde sözü edilen büyükĢehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluĢlar ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası büyükĢehir belediyelerine/belediyelere ait Ģirketlerin kamu kurum ve kuruluĢlarından olan kamu ve özel hukuka tabi alacakları ile bunların diğer kamu kurum ve kuruluĢlarına olan borçları hakkında yapılacak takas, mahsup ve kesinti iĢlemlerinde uygulanacak usul ve esaslara iliĢkin Bakanlar Kurulu Kararı ve eki Kararname 14/6/2005 tarihli ve 25845 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıĢtır.
Yine, Hazine MüsteĢarlığınca 30/6/2005 tarihli ve 25861 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2005/1 sayılı “BüyükĢehir Belediyeleri, Belediyeler ve Bunlara Bağlı KuruluĢlar ile Sermayesinin Yüzde Ellisinden Fazlası BüyükĢehir Belediyelerine/Belediyelere Ait ġirketlerin Kamu Kurum ve KuruluĢlarından Olan Kamu ve Özel Hukuka Tabi Alacakları ile Bunların Diğer Kamu Kurum ve KuruluĢlarına Olan Borçları Hakkında Takas, Mahsup ve Kesinti ĠĢlemleri Genel Tebliği” ile söz konusu Kanunların geçici 3 ve geçici 7 nci maddeleri uyarınca yürütülecek iĢlemlerin usul ve esasları açıklanmıĢtır. Buna göre, büyükĢehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluĢlar ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası büyükĢehir belediyelerine/belediyelere ait Ģirketlerin Kurumumuza olan 2005 yılı ve öncesine ait borçlarının uzlaĢma iĢlemleri tamamlanmıĢ olup tahsilata iliĢkin iĢlemleri devam etmektedir. 2- Mahsup UzlaĢma kapsamına giren borçlar dolayısıyla, Maliye Bakanlığı veya Ġller Bankası kanalıyla Kurum hesaplarına intikal eden paralar, ilgili büyükĢehir belediyesinin/belediyenin ve bunlara bağlı kuruluĢ ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası büyükĢehir belediyesine/belediyeye ait Ģirketin borçlarının tamamını karĢılamıyor ise, söz konusu paralar sırasıyla; - Tasarrufa teĢvik kesintisi ve katkı payı, - Konut edindirme yardımı, - Ġcra masrafları, - Hukuk servislerince takip edilen borçlar, - Sosyal yardım zammı, - Kira borçları, - DonmuĢ prim gecikme zammı, - DonmuĢ eğitime katkı payı gecikme zammı, - Sigorta primi, - ĠĢsizlik sigortası primi, - Ġdari para cezası, - Eğitime katkı payı, - Özel iĢlem vergisi, - Damga vergisi, borçlarına aktarılacaktır. Yapılacak olan aktarım sırasında, yukarıda belirtilen sıralamaya göre, bir borç türü kapatılmadan diğer borç türüne geçilemeyeceği gibi, her bir borç türü bazında bir dönem borcu kapatılmadan diğer bir dönem borcuna da mahsup yapılamayacaktır. Bir borç türüne yapılacak olan aktarım sırasında, bir iĢyeri dosyasının ilgili borç türüne iliĢkin borçları kapatılmadan diğer iĢyeri dosyasına geçilmeyecektir. Kurum hesaplarına intikal eden paraların borç türü ve dönem bazında aktarımı yapılırken, paranın ilgili dönem borcunun tamamını (borç aslı ve gecikme zammını) karĢılamaması halinde söz konusu paralar, öncelikle ilgili dönemin borç aslına, ilgili döneme iliĢkin borç aslının tamamının kapanmasının ardından, kalan para, ilgili döneme iliĢkin gecikme zammına mahsup edilecektir.
UzlaĢma kapsamına giren borçlara iliĢkin Maliye Bakanlığı veya Ġller Bankası kanalıyla Kurum hesaplarına intikal etmiĢ olan paraların ilgili büyükĢehir belediyesinin/ belediyenin ve bunlara bağlı kuruluĢ ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası büyükĢehir belediyesine/belediyeye ait Ģirketin borçlarının tamamını karĢılaması halinde, aktarım iĢlemleri, yukarıda belirtilen borç türü sıralamasına bakılmaksızın iĢyeri dosya bazında yapılabilecektir. B- Genel Bütçe Gelirlerinden Kesinti Yapılması 1- Genel açıklamalar 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı Ġl Özel Ġdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 5/2/2010 tarihli ve 27484 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5951 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12 nci maddesi ile değiĢtirilen 7 nci maddesinde; “(1) Bu Kanunda, il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen paylar vergi hükmündedir. (2) Ġl özel idareleri ve belediyeler ile bu idarelere bağlı kuruluĢların ve bunlara ait tüzel kiĢilerin, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen Devlete olan borçları, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında tanımlanan Hazine alacağı niteliğindeki borçları, Ġller Bankasına olan borçları ile sosyal güvenlik kuruluĢlarına olan borçlarına ve 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı BüyükĢehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 5 inci maddeleri kapsamında uzlaĢma sağlanmıĢ borçları ile bu maddeler kapsamındaki kuruluĢlara olan ve 31/12/2006 tarihi itibarıyla tahakkuk etmiĢ ve uzlaĢma sağlanmamıĢ olan borçlarına karĢılık, bu idareler adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak tutardan, alacaklı idarelerin talebi üzerine, ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Ġller Bankası tarafından kesinti yapılarak alacaklı idarelere ödenir. (3) (Mülga:28/1/2010-5951/12 md.) (4) Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamındaki borçlardan 1/3/2010 tarihinden önce doğmuĢ olanlar ile bu tarihten önce Hazinece verilen garantilerden veya ikrazen kullandırılan kredilerden kaynaklanan 4749 sayılı Kanun kapsamındaki Hazine alacakları için yapılacak kesintilerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtı toplamı üzerinden, il özel idareleri ve belediyeler adına aylık olarak ayrılacak tutara oranı, yüzde 40’ı aĢamaz. (5) Yapılacak kesintilerin oranlarını; alacakların nev’ine, alacaklı kuruluĢlara, belirlenecek kriterler çerçevesinde borçlu kuruluĢları borç ödeme kapasitelerine göre gruplandırmak suretiyle ayrı ayrı veya topluca tespit etmeye, kesinti ve mahsup iĢlemlerine iliĢkin diğer usul ve esasları belirlemeye, Hazine MüsteĢarlığının bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.” hükümleri yer almaktadır.
Belgenin tamamı için yukarıdaki PDF'i görüntüleyin veya indirin.
